29 Haziran 2013 Cumartesi

MS , DEPRESYON VE BAŞAÇIKMA YÖNTEMLERİ

    DEPRESYON
Depresyon oldukça sık rastlanan bir durum olmasına rağmen hala genel anlamda yanlış anlaşılıp ‘damgalanılmakta' ve  itibardan düşüren bir utanç vesilesi olarak görülmektedir. Hasta ve hasta yakınlarına sahih bilgi sağlama belirtileri tanıma ve tedaviyi desteklemek için en iyi yoldur. Depresyon, yaşamın her safhasına etki eder. Depresyonun tabiatı gereği sahip olduğu niteliklerden biri de, etki ettiği insanın, kendisinin depresyonda olduğunu fark etmesini geciktirmesidir. Buna benzer belirtiler bireyin tedavi isteğini bastırabilir, engelleyebilir. Belirtiler zaman geçtikçe, sıklıkla gözden kaçırılır, ve bu, depresyondan muzdarip şahsın iyi hissetmenin ne olduğunu hatırlayamamasına kadar gider. Hastalar genelde depresyonu; umuttan yoksun, çıkışın mümkün olmadığı dolayısıyla geleceğe dair olumlu hiçbir olasılığı içermeyen ‘yaşamın  karanlığı olarak tanımlarlar. Birçoğuna göre, eğlence algısı yok olmuş, ve her şey donuk ve karışıktır. Günden güne bu şekilde devam etme ihtimali kuşkusuz cesaret kırıcıdır. Depresyonda olan kişilerin çoğu yaşanılan gerçeklikle başa çıkmak adına farklı birçok yol bulmaktadır. Bazıları ilaç, alkol veya yiyeceklerle kendi kendine tedavi uygulayabilir. Diğerleri, günlerce uyuyarak dışardaki dünyadan ve insanlardan uzaklaşabilir. İntihara teşebbüs edenler olabilir. Neyse ki depresyon tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır. Öncelikle hastalık tanımlandırılmalıdır.


Depresyonun Çeşitleri ve Teşhisi

Depresyon ve üzgün olmak arasındaki ayrıma varmak oldukça önemlidir. Üzüntü, herkesin hayatının bir evresinde yaşayabileceği doğal bir duygudur. Bir felaket, ya da kaybın deneyimlenmesi durumunda üzüntü yaşarız. Ve bu duygu hüzün gerektiren duruma karşı gerekli ve uygun bir reaksiyondur. Büyüme ve gelişme adına son deree gerekli bir doğal başa çıkma yöntemidir. Acı veren durumların üstesinden gelmede yardımcı olmaktadır. Üzüntü fiziksel olarak da kendini gösterebilir., göğüs ve kalpte gerilme, ya da bir tür gerginlik söz konusu olabilir. Önüne geçilmesi zor ağlama isteği, diğerleriyle dertleşme ve sıkıntılarından bahsetme arzusu duyulabilir. Duygunun olması gerektiği gibi yaşanmasına izin verilirse çok geçmeden rahatlama söz konusu olacaktır. Depresyonun aksine, üzüntü genellikle birkaç günde geçer ve günlük aktivitelerden aynı hazzı alarak yaşama tekrar sarılmayı mümkün kılar.

Üzüntünün aksine, depresyon ‘pat diye’ çıkagelir ve oldukça uzun sürebilir. Muzdarip şahıs depresyonda olduğunu fark edemeyebilir, çoğu zaman depresyonda olunduğunu gösterecek vurguların saptanması zordur. Klinik depresyon için farklı tipler tanımlanabilmektedir. Bunlardan ilki, "majör depresyon "(ağır depresif durum olarak da adlandırılır)dur. DSM-IV'e göre doktorlar, majör depresyon teşhisi koymak için spesifik kriterlere bakacaktır. Bu kriter, en az iki haftalık periyodlarda yaşanan beş veya daha fazla belirtiyi kapsamaktadır ki onlarda aşağıda şu şekilde belirtilmiştir: (Bu semptomların sadece yaşayan kişi tarafından belirtilmesi şart değildir kendisini gözlemleyen kişiler tarafından da açıklanabilir.)

Hemen hemen her gün, günün neredeyse tamamını kapasayacak kendini mutsuz ve çökmüşlük durumu.

Hemen hemen her şeye karşı ilgi ve istek kaybı, gün içinde yapılan aktivitelere karşı isteksizlik.

Kilo ve iştahta gözle görülür değişiklik

Hiç uyuyamama veya uyku düzenindeki aşırılık

Gözle görülür ajitasyon ya da rehavet

Yorgunluk ve enerji kaybı, neredeyse her gün

Değersizlik hissi, özgüvende düşüş ve aşırı suçluluk duygusu

Konsantre olmak da yaşanılan zorluk ve karar alma güçlüğü

Ölüm ve intihara dair sürekli yenilenen düşünceler

Bunlara ek belirtilerde görülebilmektedir, fakat bunlar teşhisi koyarken özellikle göz önüne alınmamaktadır. Dış görüşünüş ve hijyene verilen önemin azalması, ağrı ve sızılara bağlı şikayetler, hastalığa dair yol gösterici olabilmekte, ciddi bir rahatsızlığa dair ipucu verebilmektedir. Aynı şekilde gürültüye karşı duyarlılık, ağlama nöbetleri de görülebilir. 

Bir diğer depresyon türü ‘distimik depresif bozukluğu’ ya da “kronik depresyon”dur. Bu depresyon türü de majör depresyon türü ile neredeyse tüm belirtileri paylaşmaktadır yalnız daha şiddetli görülebilmektedir. Genellikle semptomlar iki yıldan kısa iki haftadan uzun olarak gözlemlenmektedir. Bu türde depresyon belirtileri hastayı günlük yaşamında yavaşça ve sinsice etkisi altına almakta, bir yerden sonra mutsuz olmayı yaşamın ve ruh durumunun ‘normal hali’ durumuna getirmektedir. Distimik depresyon teşhisi için aşağıda belirtilen semptomlardan en az ikisinin varlığı gereklidir.

Aşırı yeme ya da iştahsızlık

Uykusuzluk ve uykuda gözle görülür değişik

Enerji kaybı ve yorgunluk

Dikkati yöneltme ve karar verme de güçlük; hafızaya yönelik problemler

Özgüven kaybı

Umutsuzluk hissi

İki uçlu duygu durum bozukluğu (manik depresif olarak da bilinmektedir) da depresyon teşhisi için gerekli kriterleri genel anlamda kapsamaktadır. Çift uçlu duygu durum bozukluğunda birey ciddi depresyon evrelerinden geçtiği gibi kendini aşırı derecede zinde, mutlu hissettiği zaman dilimlerini de deneyimlemektedir. Depresyon kategorisine dahil diğer türler doğum sonrası depresyonu ve regl öncesi görülen depresyondur.


Genel olarak, depresyonun belirtileri üç kategoride incelenebilir; fiziksel, zihinsel ve duygusal. Fiziksel belirtiler yorgunluk, iştah kaybı, uykusuzluk ve ajitasyonu içermektedir. Duygusal belirtiler umutsuzluk hissi, depresif duygu durumu, özgüven kaybı, suçluluk ve değersizlik hissinde artış olarak gözlemlenebilir. Zihinsel semptomlar dikkat vermede zorluk, karar vermede güçlük ve bazı durumlarda intihar ve ölüme dair önüne geçilmez düşünceleri kapsamaktadır. Depresyonun şiddeti hafiften orta dereceye değişiklik göstermektedir. Depresyonun ne kadar şiddette olduğu bilinmese de üç ayrı açıdan etkisi olduğu bilinmelidir: fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak.

Depresyonun tüm türlerinde, belirtiler günlük yaşamdaki işleve zarar vermekte ve böylelikle günlük işlerle uğraşmada güçlük çıkarmaktadır. Ev işlerindeki mesuliyetlerin üstesinden gelmeyi zorlaştırır. Banyo yapmak, yemek pişirmek gibi basit işler bile üstesinden gelinemeyecek kadar zor görülmeye başlanabilir.

MS ve DEPRESYON


Görüleceği gibi depresyonun belirtileri MS’in semptomlarının benzerlik göstermektedir. Yorgunluk, uykusuzluk ve uykudaki gözle görülür değişiklik, kognitif güçlükler aynı şekilde huzursuzluk ve hareketlerde yavaşlama da  paylaşılan belirtilere örnek teşkil etmektedir. Çünkü bu semptomların varlığı bir MS hastasında depresyonun varlığını da ayrıca işaret etmemektedir. Bu da teşhiste MS-depresyon arasında git gel yaratmaktadır. İyi bir profesyonel MS ve depresyon arasındaki ayrımı doğru bir şekilde yapabilmelidir.

MS’e sahip bireyler belirli bir zaman diliminde depresyonu deneyimleme riskine sahiptir.


Kadınlar, MS de olduğu gibi depresyonda da erkeklere oranla yaklaşık iki kat riske sahiptir. Bu görüş birçok faktöre dayandırılmaktadır. Depresyon; menopoz, hamilelik, regl süreleri, düşük yapma ve doğum sonrası gibi hormonel dalgalanamlarla tetiklenmektedir. Ailede çocuk yetiştirmek ve yaşlı olan aile bireylerinin bakımını sağlamak gibi çift taraflı sorumluluk alan kadınlar muazzam bir stres altında olup sadece anne olanlara oranla daha çok riske sahiptir. Engelli anneler daha büyük güçlüklerle karşı karşıya kalırlar ve kendi sağlık durumlarıyla beraber çocukları için de bu güçlüklerle mücadele etmek zorundalardır. Tüm bu sorunlar, depresyon ve benzeri rahatsızlıklarda, kadınların daha eğilimli ve hassas olmalarında etkendir. Erkeklerde depresif belirtiler asabiyet, kızgınlık  olarak kendini gösterip tedavi olmaya yönelik eğilim sergilenebilir. Bu belirtiler hatalı bir şekilde hastalığa bağlı bir durum olarak ele alınmaktansa önceden beri var olan bir durum olarak görülebilir.

MS teşhisinden önce depresyon teşhisi alanlar depresyona sahip olmada diğerlerine oranla daha yüksek bir riske sahiptir. Depresyona sahip olma riski, ailesinde depresyon geçmişi olanlarda olmayanlara oranla bir buçuk kat daha fazla riske sahiptir. Ayrıca, kronik tıbbi durumlar, sosyal destekten yoksunluk, madde bağımlılıkları depresyonun başlangıcı olarak hastalığın ilerlemesine neden olabilir. Bu risk faktöleri altında, depresyon belirtilerini fark etmek yaşam kalitesinin düşmesini engellemeye ve muhtemel intihar düşüncelerinin önüne geçmeye imkan sağlayacaktır.

Depresyonun Etkisi

İntihar Riskinde Artma

İntihar, MS hastalarının ölümüne neden olan en belirgin olgulardan biri. MS’de intihar niyetinin varlığını algılamaya yönelik öncelikli faktörler:

Ağır Depresyon

Alkolün kötüye kullanımı

Yalnız yaşamak

Bu faktörlere ek olarak, aile geçmişinde zihinsel rahatsızlıklar, yoğun sosyal strese maruz kalınan durumlar ve anksiyete intiharı tetiklemektedir. Erkeklerin depresyon teşhisini alma oranları kadınlara nazaran daha az olmasına rağmen, intihara kalkışma sıklığı dört kat fazladır. İntihar teşebbüsünde bulunmuş MS hastaları ile yapılan bir çalışmada, 1/3 nin herhangi bir psikolojik yardım almadığı, 2/3 nin (intihar geçmişi olan ağır depresyon vakalarını içeren) hiçbir şekilde antidepresan kullanmadığı ortaya çıkmıştır. Bu araştırma, depresyonda tedavinin ne kadar önemli olduğunu kanıtlamaktadır. Yardım alma oranı arttıkça buna paralel intihar riski gözle görülür derecede azalacaktır.

İlişkileri Sıklıkla Etkilenir

MS’in bütün aileyi etkilemesi gibi aynı şekilde depresyonda ilişkiler üzerinde güçlü bir etkiye sahiptir. Aile üyeleri sıklıkla, MS'in belirtileri ile başa çıkabildiklerini fakat hastanın depresyonun onları çok daha zorladığını söyleyecektir. Sevdikleri bireyin depresyonun etkileri ile kontrolünü kaybetmesini izlemek kendilerini çaresiz hissetmelerine neden olabilmektedir. Sevdikleri  bir kişinin mutsuzluğundan sebep kendilerini suçlayabilirler. Bu yanlış algı çok sıklıkla görülmede ilişkiler adına ciddi sorun teşkil etmektedir.

Depresyon mağdurunu diğerlerinden geri çekip kendi kendine kalmasına neden oldukça aile üyeleri ve arkadaşlar ilgisizlikten yakınabilir uzaklaşabilirler.  Aynı MS de olduğu gibi, depresyonun belirtileri çoğunlukla fark edilmesi zor,  ve yanlış anlaşılmaya meyillidir. Bir diğerinin yaşadığı acıyı fark edememek ona karşı sempati duymayı zorlaştıracak böylelikle mağdurun içten içe yaşadığı zorluk ve tabiri caizse savaşa farkındalık sağlanamayacaktır.

Tedavi Şikayetleri ve Sağlık Etkilenebilir

Depresyonun varlığı MS’in tedavisi için plan yapma ve  çabalamayı önleyecektir. Yataktan kalkma gibi basit aktiviteler bile zor gelebilirken doktora gidip tavsiyelerine uymak ne kadar olanaksız gelecektir tahmin edilebilir. MS’in tedavi planında verilen ilaçları düzenli olarak almak mevcuttur. Ayarlanmış süre zarflarında belirli dozdaki ilacı almak, gerekliyse iğne vurulmak bir disiplin ve motivasyon gerektirir. Tüm bu tutumlar depresyondaki bir hasta için muhtemeldir.  Diğer egzersiz yapma, yiyeceklere dikkat etme, destek gruplarına katılma, pozitif insanlarla beraberlik kurma gibi aktiviteler bir süreliğine belirtilerden uzaklaşıldığı sanrısı yaratabilir.

Ek olarak, depresyonun fiziksel birçok rahatsızlığa neden olduğunu da gösteren çalışmalar mevcut. Bunlar, bağışıklık sisteminde sorunları kapsayabilir. Böylelikle kişi soğuğa karşı daha duyarlı, gribe yatkın, acıya karşı hassas olabilmektedir.  Zihinsel ve fiziksel yorgunluk; kilo alımı veya kaybı (iştah ve davranışa bağlı olarak); ve gürültüye karşı duyarlılık da artış söz konusudur.


LİBİDO KAYBI

Depresyonu deneyimleyen bireylerin en bariz şikayetlerinden biri, insanlarla olan fiziksel ilişkilerine olan isteğin azalmasıdır. Birey kendini yorgun, sevilmeyen, uzak durulan hissederken diğerlerine yönelimi ve fiziksel yakınlık kurması azalacaktır. Bu da doğal olarak  ilişkiler üzerinde negatif etkiye sahiptir. Partnerinin cinsel isteği karşısında geri çekilmesi, isteyen kişinin kendini red edilmiş,  arzu edilmeyen olarak görmesine neden olabilmektedir. MS hastalığına sahip erkeklerin %25-50 si, kadınların %50 si cinsel fonksiyon bozukluklarına sahip olduklarını ve depresyonun varlığıyla beraber bunun daha da kötüye gittiğini belirtmişlerdir. Altta yatan depresyon tedavi edildiğinde bu tür problemlerin çözümüne yönelik büyük bir adım atılmış olacaktır.

Sosyal Aktivitelere Katılımda Azalma

Depresyon kişilerin içine dönüp aile ve arkadaşlarından uzaklaşmasına, sosyal aktivitelere katılımlarının azalmasına neden olur. Bir arkadaşı telefonla aramak, diyalog kurmak depresyondaki bir birey için başa çıkması zor gelebilir. Bunun sonucu olarak, bireyler depresyonun etkileri yanında kayıplarına kayıp eklemektediler. Şiddetli depresyona sahip insanlar bir diğeriyle kuracakları en ufak uğraşta tüm enerjisini kaybettiklerini hissederler.

Oysa, depresyondan muzdarip kişinin insanlarla kurduğu iletişim iyileşmesine kolaylık sağlayacaktır. İnsanlarla iletişim halinde olmak, sosyalleşmek zihinsel ve fiziksel ruh sağlığı açısından gereklidir. İçinde destek ve sevgi barındıran ilişkilere sahip olma ve hastalıkla başa çıkma arasında güçlü bir korelasyon vardır.

İş Kayıpları

Hafif ve orta şiddette depresyona sahip hastaların işlerine devam  edebildikleri bilinmektedir fakat şiddet arttıkça iş yerine gitme, üretime devam etme zorlaşmaktadır. MS’e sahip depresyon hastalarında, sahip olunan işin kaybı ve sigortanın avantajları uzun dönemde tahrip edici etkiler bırakmaktadır.

Bildirilmeyen ve Tedavi Edilmeyen olarak Depresyon

Tüm tahrip edici etkilerine rağmen, depresyon hala sıklıkla bildirilmeyen ve bunun sonucu tedavi edilemeyen bir hastalıktır. Buna etken birçok faktör mevcuttur. Depresyon için diğer psikolojik rahatsızlıklara oranla engel teşkil eden diğer bir gerçeklik ise, doktorla geçirilen kısa zaman dilimlerinde anlaşılması ve kavranmasının daha zor olmasıdır. Böyle durumlarda hastaların ve tıbbi yardım sağlayanların, MS'deki gözlemlenmesi ve değerlendirilmesi kolay semptomları, daha zor gözlemlenebilen ve hassas olan psikolojik durumlara oranla konuşması daha  rahattır. MS hastalarını da kapsayan bazı bireyler özellikle asabiyet ve öfke gibi depresyon semptomlarını tanımlayamayabilirler. Bazı hastalar ise sahip oldukları mutsuz ruh hali ve negatif duyguları kapsayan depresyon semptomlarını MS semptomları sanabilirler. Sonuç olarak, bazı hastalar depresyon için tedavinin mümkün olduğunu kavrayamayabilirler ve buna uygun adım atmaktan vazgeçebilirler.

Depresyonunuzu  Tarif ve Değerlendirme

Vücudumuz en nihayetinde bizim sorumluluğumuzda olduğundan, depresyonu adresleme konusunda kendimizi savunuruz. Doktora danışmadan önce depresif semptomlarla ilgili tüm sıkıntı ve deneyimlerin listesini yapmak yardımcı olacaktır. Bu listeyi daha sonra doktora ya da hemşireye verebilirsiniz. Hasta ve aile üyelerin depresyonu bir tür zayıflık veya ahlaki noksanlık olarak tanımlama ve kolayca ‘üstesinden gelinebilir’ olarak algılamalarının önüne geçmek gereklidir. Depresyon, tıpkı MS gibi bir tür hastalıktır ve diğer tüm hastalıklar gibi tedavisi için dikkate, zamana ihtiyaç vardır.

MS’de Depresyona ne neden olur?

Neden MS hastaları depresyona sahip olmak için yüksek bir risk oranına sahiptirler? Bu sorunun cevabı, MS gibi bir hastalığın kendi içinde depresif nitelikler barındırmasında yatılıdır. Çalışmalar gösteriyor ki diğer kronik tıbbi durumlara maruz kişilerin depresyona girme oranları MS'de depresyon riski kadar fazla değildir. MS'de depresyon nedenlerine daha yakından bakacak olursak semptomların hedeflenmesi ve tedavi edilmesini daha kolay sağlayabiliriz.

Hastalığa Tepki

Bir dönem depresyon yaşamak MS teşhisinden önce bir tür sinyal olarak ele alınmamalıdır. Tedavisi mümkün kronik bir hastalığa sahip olunduğunu duymak hem hasta hem ailede muazzam bir etki yaratacaktır. Psikolojik olarak bu duyuma uyum sağlamak ve kabullenmek elbette biraz zaman alacaktır. Bazıları hastalığın gidişatı ile ilgili ’en kötü’ senaryoyu yaratabilir, fakat en azından sahip olunan semptomlar belirlenip düzene koyulmaktadır. Teşhisle başa çıkma adına yetiler geliştirmeden önce, bazıları özellikle de depresyona meyilliyken depresif epizotlara sahip olup hassaslaşabilir. Çoğu hasta çoğu insanın sonunda MS'in teşhisine uyum sağlayacağını fark edemez, kuşkusuz bu biraz zaman almaktadır. Başlangıçtaki teşhisle başa çıkmayı öğrendikten sonra yaşamı aynı şekilde nasıl devam ettirebilir, yaşama etkilerini nasıl ortadan kaldırabilir buna bakılmalıdır. Bazı bireyler hastalık sürecinde birtakım kayıplar yaşayabilmektedir. Örnekler sadece fiziksel yetileri değil iş, ilişkiler ve geleceğe dair planları da kapsamaktadır. Tüm bu kayıplar arasında kişi depresyona karşı daha savunmasız bir hale gelebilir.

Depresyonun yoğunluğu ile güçlü korelasyona sahip üç faktör:

Hastalığın şu anki durumu (eğer birey şu an deneyimliyor ve şiddetleniyorsa)

Gelecek ve oluşacak semptomlar hakkında kesinlik

Problemlerle başa çıkma adına yararlı bir takım teknikler yerine “duygu merkezli olma”, kurtuluşu “kaçınma” ve üzerinde durmama da bulma gibi zayıf baş etme yetileri                                                         


Hastalığın kötüye gidişi ve olumsuz etkilerin kesinliğinin olmayışı depresyonun şiddettini de arttıracaktır. MS ile yaşam süresince bireyler sadece vücutlarının değil duygu ve düşüncelerinin de kontrolünü kaybedeceklerdir. Depresyonu azaltmak adına tıbbi müdahalede bulunanların mümkün oldukça, hastalığın gidişatına dair güvence vermeleri, soruları cevaplamaları ve  şüpheleri ortadan kaldırmaları anlamlı olacaktır. Ayrıca hastanın şu an kontrolü dahilinde olan neyse onun üzerine odaklanmak da depresyon hissinden uzaklaşmaya imkan sağlayacaktır. Çalışmalar gösteriyor ki, bireyler etrafında olan biteni değiştirme ve üzerlerinde etki yaratma gücüne sahip oldukça kendilerini daha mutlu, enerjik ve canlı hissetmektedirler.

Fizyolojik Nedenler

Merkezi sinir sisteminin zarar görmesi sonucu oluşan fizyolojik değişimler ruh halini etkileyebilir. Bazı durumlarda, depresyon; beynin sağ ön ve temporal lobdaki lezyonlardan sebep oluşmaktadır. depresyona sahip olma sıklığının beynin bir takım bölgelerinin gördüğü zarardan kaynaklı olduğunu ve bu sebeple duyguları etkilediğini bildiren çalışmalar mevcuttur.

.

Yorgunluk

Hastalar çoğu zaman MS için en başa çıkılması zor semptomun yorgunluk olduğunu söylerler. MS’e sahip popülasyonun %75-90 arası hastalık süresince önüne geçilmez bir yorgunluktan muzdarip olduklarını belirtmişlerdir. Bu yorgunluk da depresyona eğilimi arttırmaktadır. Doğal olarak depresyonla başa çıkma adına enerjiye sahip değildirler. Normalde sosyalleşme ve hareket etme adına yapılan tüm aktiviteler yapılamaz olmuştur. Aynı depresyonda olduğu gibi tüm hayatı kapsamaktadır. İş hayatını, diğerlerine yardım etme sıklığını, çocuklarla ilgilenip ilgilenilemediğini tamamıyla etkilemektedir. Bir yerden sonra aşırı yorgunluk depresyona depresyon aşırı yorgunluğa sebebiyet verecek net bir çıkarım yapılamayacaktır.


Bazı ilaçlar, MS hastaları için depresyon ile ilintilendirilerek verilebilmektedir. Kortizon-lar bu açıdan başı çekmektedir. Bu ilaçlar genel itibarıyle hasta zaten alevlenme döne-mini yaşamış ve depresyon semptomları baş göstermişken verilmektedir. Steroidler ilk kullanılmaya başlandığında; kısa süreli, hastaya kendini ‘iyileşmiş’ gibi hissettiren bir evre sunar. Bırakıldıkları zaman da depresyonun kaldığı yerden devamı söz konusudur.

Depresyon Şüphesi Yaratabilecek Diğer Faktörler

Rutini Bozma: Bazı insanlar rutin hayatlarına devam etmenin rahatlığını yaşarlar. Uykuları, işleri, çalışma düzenleri üzerinde kontrol sahibi oldukça MS semptomları üzerinde de etki yaratabileceklerini sanabilirler. Neyi ne zaman yiyeceklerinde özgür olmaları, seçim hakkına sahip olmaları kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlayabilir. Böyle durumlarda rutin durumu bozma depresyonu tetikleyebilir. Rutinliği bozmak için örnek, başka bir yere taşınma, seyahat ya da iş değişikliği olabilir. Herhangi bir rutine bağlanmışken, değişime maruz kalınca yeni durumun sonuçlarını etraflıca değerlendirmek gerekir. Örneğin, her gün 30dk. egzersiz yapıyorsanız buna tatildeyken de, yeni bir işe başladığınızda da devam edin. Yeni bir durumda olunduğunda d aynı aktiviteye devam etmeye özen gösterin.


Kış Mevsimi: Birçok insan için kış mevsimi depresyonun varlığına etki eder. Bu 'mevsimsel duygudurum bozukluğu olarak bilinmektedir ve MDB olarak gösterilir. Eğer kışa girildiğinde kendinizde depresyona dair bir izlenim alıyorsanız aşağıdaki öneriler doktorunuzun tavsiyesiyle size yardımcı olabilir:

Güneşli bölgelere seyahat

En az yarım saati açık havada geçirmek

Parlak görünür spektrum ışığı kullanmak

Ek strateji ve dikkate değer konuları doktorunuzla konuşmak

İlaçları Değiştirmek: İlaçların sürekli değişimi birey üzerinde farklı etkiler yaratmaktadır. Birkaç haftanın geçmesini beklemek, vücusun yeni kimyasala alışması için gereklidir. Yeni bir ilacın herhangi bir duygudurum farklılığı yaratması derhal doktora bildirilmeli ve tedavinin başarılı olması adına gözden geçirilmelidir.

Düşük Özgüven:Kronik hastalığa sahip birçok insan özgüven problemi yaşayabilmektedir. Hoşa gitmeyen vücut, az sayıda sosyal aktivite,


arkadaşlar ve iş kaybı veya diğer sorumluluklar endişe yaşamaya neden olabilir. Yeti gücü değiştikçe kendimize ve diğer insanlara yönelik


değer biçimlerinde farklılıklar oluşmaktadır. Düşük özgüven hissi, değersizlik ve suçluluk hislerini de beraberinde getirebilir. Bütün bu duygu


ve hisler de depresyona zemin hazırlayabilmektedir. MS’e sahip hastalar, ruhsal ve zihinsel sağlığı devam ettirmek adına fiziksel engellere


rağmen benliklerinin değerini, kendilerine verdikleri önemi gözden geçirmelidirler. Bir sorumluluğumuzda kayıplarımıza rağmen hala sahip


olduğumuz yetenek ve yetilerin farkında olmak, ve bu doğrultuda hareket etmektir. İyi olan bir taraf var ki, ne olursa olsun yeteneklerimiz


doğrultusunda değişimler sergileyebilir, karar verebiliriz. Kendimize olan bakış açımız ve verdiğimiz değer bu doğrultuda kendi


sorumluluğumuz dahilindedir. Depresyonla olduğu gibi özgüven problemleriyle başa çıkmak adına en etkili yollardan biri


gönüllü yapılan aktivitelere dahil olmaktır.


Diğer Fiziksel Durumlar: Kimse depresyonun sahip olduğu MS hastalığından kaynaklandığını düşünmemelidir. Birey öncelikle doktoruyla beraber fiziksel ya da tıbbi herhangi bir nedenin olup olmadığını gözden geçirmelidir. Herhangi bir hormon ya  da troid problemi, kan şekeri seviyesindeki değişim ve idrar yolları enfeksiyonları MS’de yaşanabilecek ve depresyona neden olabilecek diğer fiziksel durumlara örnektir.

Depresyonun Tedavisi

Depresyonun tedavisi için çaba göstermek en az MS semptomlarıyla başa çıkmak kadar önemlidir. Depresyon yardım almadan çok nadir düzelmekte ve genelde kötüye gitmektedir. İyi olan şu ki, depresyon MS'in tedavi edilebilir semptomlarından biri ve tedavi yöntemleri herkes için aynı değil. Hastalar en iyi tedavi yöntemine karar vermek için birkaç farklı yaklaşımı denemelidirler. Psikolojik danışmanlık ve ilaç takviyesi en etkili tedavi yöntemi olarak bilinmektedir. Depresyonun sadece ilaç ile tedavisi, profesyonel bir terapist ile çalışılması kadar etkili olmayacaktır. Bazı hastalar tedavi sürecinde belirtilerin durumunu günlük ya da düzenli aralıklarla not almanın yardımcı olduğunu görmüşlerdir. Gelişimler küçük de olsa herhangi bir değişikliği not etmeli böylelikle gözden kaçırma riskini minimize etmeliyiz.

Önemli bir nokta, hastaların iyileşmeye başladıklarını hissettikleri an tedaviyi kesme davranışında bulunmalarıdır. İlaçlar çoğu zaman 4-9 ay arası süreklilikte etki etmekte ve depresyonun başta yarattığı etkiye dönmeyi önlemektedir. Bu sebeple özellikle ağırlaşmış depresyon vakalarında ilaçların etkisinin hemen anlaşılamayacağı bir gerçektir.Hastalar doktorları ile görüşmeden dozda değişiklik yapmamaları, ilaç alımını kesmemeleri ve ek olarak başka ilaç kullanmamaları konusunda dikkatli olmalıdır. Hasta ilaca karşı aşırı bir reaksiyon göstermişse, derhal tıbbi bir yardım almalıdır.

Terapist bulmak

Daha önceden değindiğimiz gibi başarılı bir tedavi programı ilaç yanında psikolojik danışmanlığı da içerendir. Birçok profesyonel depresyon


konusunda nasıl yardım sağlanabileceğine dair farklı alanlarda çalışmaktadır. Bir psikiyatrist, psikolog, sosyal hizmet görevlisi, aile terapisti ve


danışman ile çalışmak, onun rehberlik ve desteği ile yol almak depresyon tedavisi için oldukça gereklidir. Bu profesyoneller içgörü sağlama,


somut başa çıkma teknikleri gösterme ile depresyonla nasıl mücadele edilebileceğini göstermektedir.




Destek grupları ve akran çalışmaları MS hastaları için oldukça yardımcı olabileceği gibi, MS adına kurulmuş birçok kurumda çeşitli


yölendirmeler yapılmaktadır. Bu programlar, profesyonel terapi şeklinde ele alınmamalıdır. Deneyimlenmesi keyifli, sizinle aynı şeyi yaşayan/


yaşamış insanların varlığını bilmek ve deneyimlerini paylaşmak yardımcı olacaktır.


Aile Katılımı


Genelde aileler depresyondan muzdarip yakınları için üzülmekte ve "ne yapabilirim" diye kendi kendilerine sormaktadırlar. Nasıl yardım


edebileceklerine dair fikir almak kendilerini daha hissetmelerini sağlayacaktır. Öncelikle yapılması gereken tedavi için destekleyici olmaktır.


Yakınınız olan hastanın hayatındaki gözlemlediğiniz değişimleri ve farklılıkları not edip sizin üzerinizde yarattığı etkiyi paylaşmak etkili


olacaktır. Bir depresyon hastası ile yaşamak birçok açıdan zorluk içermekte, kimi zaman kendinizi çok kötü hissetmenize sebep olabilmektedir.


Aile ve arkadaşlardan depresyon hastası yakını ile ilgilenenler kendilerine de dikkat etmelidirler. Hastayla ilgilenmenin yanında kendi yaşam


dengenize de devam etmeli, size kendinizi iyi hissettiren aktivitelere devam etmelisiniz.


Hastaların aktivitelere katılımını desteklemek ve yardımcı olmak depresif durumlarından kurtulmak için zemin hazırlayacaktır. Sosyal


aktivitelere zemin hazırlamak ve kişiyi de bu tür aktivitelere davet etmek önem teşkil etmekte, eski zevk alma duygusunu tekrar kazanmalarına


destek sağlamaktadır.


Onları, depresyonun nasıl hissettirdiği önemli olmaksızın her daim sevdiğinizi ve desteklediğinizi belirtin.









DEPRESYONU HAFİFLETMEK İÇİN  PSİKOLOJİK ADIMLAR

1.Egzersiz: Egzersiz yapmak, vücutta bulunan endorfin gibi kimyasalların üretilmesini arttırmakta, bu da kişinin kendini daha az depresif, daha az yorgun hissetmesine etki etmektedir.

2.Stresle Başa Çıkma Programı Oluşturun: Meditadyon, yoga, rehberlik gibi birçok strateji stres ile başa çıkma adına yardımcı, kişinin hayatında var olan iniş çıkışları düzenlemesi açısından faydalıdır.

3.Duygularınız Hakkında Konuşun: Güvenli bir arkadaş ya da aile üyenize anlatın. Bir arkadaş ya da aile üyesine bu tür zor duygu ve düşüncelerinizden bahsetmek ve onaylanmak genel anlamda kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacaktır.

4.Her Hafta Bir Aktiviteye Dahil Olun: Bir gruba dahil olmak, çevrenizi değiştirmenize ve sosyal destek alarak kendinizi iyi hissetmenize fayda sağlayacaktır.

5.Duygularınızı Not Edin: Duygularınızı yazmaya zaman ayırın.

6.Tinsel Bir İlgi Alanı Yaratın: Doğa, dua, meditasyon, din veya çok çeşitli tinsel pratiklerden birini seçin.

7.Size Neşe Veren Şeyleri Bulun:  Kendi kendinize “neden iyi olmak istiyorum?” demek önemli. Yataktan kalkma sebebiniz olan şeyler nedir? Sizi güldüren şeyler? Bir iş, sevilen biri, bir hobi ya da çok daha fazlası.

8.Yardım Edin: Gönüllülük, özgüveni artıran ve kişinin kendini değersiz görmesini ortadan kaldıran bir durumdur. Çalışmalar gösteriyor ki yardım etme davranışı kendini iyi hissetme ile doğru orantılı. Yardım etme davranışında bulunanlar, fiziksel, ruhsal ve entelektüel olarak kendilerini çok daha iyi hissettiklerini belirtmektedirler. Gerçekliği kanıtlanmış bir diğer olgu da, birine yardım etme, destekleme durumunda oluşan yararın, yardımı alandan daha fazla aktiviteyi gerçekleştiren için geçerli olduğu.

9.Kendinizi Ödüllendirin: Kendinizi iyi hissettiren(ve herhangi bir zararı olmayan) şeyler yapın. Masaj, favori DVD’nizi kiralama, parkta zaman geçirme, lezzetli yemekler yeme, harika bir kitap okuma buna örnek gösterilebilir.

10.Evcil Bir Hayvan Alın: Koşulsuz sevgilerinin tadını çıkarın. Her ne kadar uğraşılması kolay olmasa da ilginin bir hayvana odaklanması çaresizlikten kurtulma adına imkan verecektir. Şartsız sundukları sevgiyle depresyonun etkilerini azaltacaklardır.

11.Minnettarlık Listesi Oluşturun: Birçok şey kötüye gidiyor olabilir ama iyi olanların farkında olmaya özen gösterin. Hayatınızda neyin kötü gittiğine verdiğiniz dikkati biraz da iyi olan şeylere yöneltip şükretmek için birkaç dakikanızı ayırın.

12.Mizah Duygunuzu Yitirmeyin: Gülmenin terapi açısından var olan etkisini görmezden gelmeyin ve kendinizi daha iyi hissetmek adına bolca gülümseyin. Stand-up showlarına katılmak, komedi tarzında filmler izlemek ve sizi güldüren insanlarla beraber olmak bu açıdan fayda sağlayacaktır. İnsanlar her şeyi ciddiye almamalıdır.

İlaç ve terapi teknikleri depresyon tedavisi için mümkün olan faktörler. MS’e sahip bireylerde destek alımına başlanmasının olumlu ve umut veren yansımaları olduğunu görüyoruz.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder