Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ocak, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Çocuklara Kötü Haber Verme Teknikleri

Çocuklara Kötü Haber Verme Teknikleri: Gelişimsel, Psikolojik ve Etik Bir Yaklaşım Özet Çocuklara kötü haber verme süreci; çocuğun bilişsel, duygusal ve sosyal gelişim düzeyi dikkate alınmadan ele alındığında uzun vadeli psikolojik riskler doğurabilmektedir. Bu makalenin amacı, çocuklara kötü haber verme sürecinde kullanılan teknikleri gelişimsel psikoloji, iletişim kuramları ve etik ilkeler ışığında incelemektir. Çalışmada, yaşa uygun iletişim, dürüstlük, duygusal destek ve aile katılımının önemi vurgulanmakta; sağlık, eğitim ve aile bağlamlarında uygulanabilecek kanıta dayalı yaklaşımlar ele alınmaktadır. Sonuç olarak, çocuklara kötü haber verilmesinin yapılandırılmış, empatik ve çocuğun anlamlandırma kapasitesine uygun biçimde yürütülmesi gerektiği savunulmaktadır. Anahtar Kelimeler: çocuk, kötü haber verme, gelişimsel psikoloji, iletişim, etik Giriş Kötü haber, bireyin yaşamına dair beklentilerini olumsuz yönde etkileyen ve duygusal yük taşıyan bilgi olarak tanımlanmaktadır (Buckma...

Baskı Altında Doĝru Karar Vermek

 Baskı Altında Karar Vermek: Cinsiyet Farkı mı, Öğrenilmiş Bir Refleks mi? Bir pilotun ani türbülans anında verdiği karar, bir doktorun acil serviste saniyeler içinde yaptığı seçim ya da bir öğrencinin süre daralırken işaretlediği cevap… Baskı altında karar vermek, beynin en karmaşık ve en kırılgan işlevlerinden biridir. Peki bu süreç kadınlar ve erkeklerde gerçekten farklı mı işler? Bu soru, yıllardır hem bilimsel araştırmaların hem de gündelik sohbetlerin gözde konularından biri. Ancak bilimsel tablo, klişelerden çok daha incelikli. Stres Beyinde Ne Yapar? Baskı, beynin karar verme merkezi sayılan prefrontal korteksin çalışma biçimini değiştirir. Stres hormonları yükseldiğinde, bu bölgenin etkisi azalır; daha hızlı ama daha sezgisel tepkiler üreten sistemler öne çıkar. Bu durum, bir anlamda beynin “acil durum moduna” geçmesidir. Bazı nörobilim çalışmaları, bu geçişin kadınlar ve erkeklerde ortalama olarak farklı desenler gösterebildiğini ortaya koyuyor. Erkeklerde stres altında r...

Bilişsel Tükenmişlik Nedir?

Bilişsel Tükenmişlik: Zihniniz "RAM" Uyarısı Veriyor Olabilir mi? ​ Yazar: Ayhan Bingöl Kategori: Nöropsikoloji / Davranış Değişimi / Beyin Sağlığı ​ "Başlangıçta eylem vardı." — Goethe ​Goethe’nin bu tespiti, modern çağın "bilişsel felci" karşısında bugün her zamankinden daha anlamlı. Zihnimiz sürekli bir veri bombardımanı altında; analiz ediyor, planlıyor, kaygılanıyor... Ama tüm bu zihinsel trafik içinde asıl önemli olanı, yani "eylemi" ve "akışı" kaybediyoruz. İşte bu zihinsel tıkanıklık, karşımıza modern dünyanın en sinsien sinsi yorgunluğu olarak çıkıyor: Bilişsel Tükenmişlik. ​Bilişsel Tükenmişlik Nedir? ​Beyni bir bilgisayar gibi düşünürsek; Bilişsel Tükenmişlik, işlemcinin (prefrontal korteks) aşırı ısınması ve geçici belleğin (RAM) dolmasıdır. Sabah henüz kahvenizi yudumlamadan düşen bildiriml​Belirtileri Nasıl Tanırsınız? ​Eğer aşağıdaki durumları sık yaşıyorsanız, beyniniz size "dur" diyor olabilir: ​Kara...

Beyin Duygu Davranış Üçgeni

Nöromodülasyon, Davranış ve Ruh Hâli Beyni çoğu zaman bir bilgisayar gibi düşünürüz: Bir nöron sinyal gönderir, diğeri alır, bilgi iletilir. Ama bu benzetme eksiktir. Çünkü beynimiz sadece “kablolar”dan oluşmaz; aynı zamanda bu kabloların sesini açıp kısan, hızını ayarlayan, hatta anlamını değiştiren gizli ayar düğmeleri vardır. İşte bu ayar sistemine nöromodülasyon diyoruz. Nöromodülasyon Nedir? Klasik sinir iletiminde bir nöron, diğerine net bir mesaj yollar: ateşle ya da ateşleme. Nöromodülasyon ise şunu söyler: “Bu mesajlar ne kadar güçlü hissedilecek? Hangileri önemsenmeli?” Bunu yapanlar genellikle dopamin, serotonin, noradrenalin ve asetilkolin gibi nöromodülatör maddelerdir. Bunlar tek tek mesaj taşımaktan çok, beynin genel ruh hâlini, uyanıklığını, motivasyonunu ve esnekliğini ayarlar. Ruh Hâli: Beynin Arka Plan Rengi Ruh hâlini, beynin “arka plan rengi” gibi düşünebiliriz. Aynı olay, farklı bir ruh hâlinde bambaşka algılanır: • Yorgunken basit bir ses rahatsız edici gelir • N...

Demans Alzheimer ve Telafi Etme Stratejileri

  Telafi Etme Stratejileri Temelinde Demans ve Alzheimer Hastalarında Bilişsel ve İşlevsel Destek Yaklaşımları Özet Demans ve Alzheimer hastalığı, bireylerin bilişsel, duygusal ve işlevsel kapasitelerinde ilerleyici kayıplara yol açan nörodejeneratif hastalıklardır. Günümüzde bu hastalıkların kesin bir tedavisi bulunmamakla birlikte, telafi etme (kompansasyon) stratejileri hastaların günlük yaşam işlevselliğini sürdürmelerinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu makalede, telafi etme stratejileri kuramsal çerçevede ele alınmış; içsel ve dışsal telafi yöntemleri demans ve Alzheimer hastaları bağlamında incelenmiştir. Ayrıca bakım verenlerin ve çevresel düzenlemelerin telafi süreçlerindeki önemi vurgulanmıştır. Bulgular, telafi edici yaklaşımların hastaların bağımsızlık algısını artırdığını ve yaşam kalitesini olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Demans, Alzheimer hastalığı, telafi etme stratejileri, bilişsel gerileme, yaşam kalitesi Giriş Demans, bellek, dil, di...

Demans ve Alzheimer Hastalığının Erken Evresinde Bilişsel Uyarım Terapisi:

  Demans ve Alzheimer Hastalığının Erken Evresinde Bilişsel Uyarım Terapisi: Kuramsal Temeller ve Uygulama Esasları Özet Demans ve Alzheimer hastalığı, ilerleyici bilişsel kayıplarla seyreden ve bireyin bağımsızlığını önemli ölçüde etkileyen nörodejeneratif hastalıklardır. Erken evrede uygulanan farmakolojik olmayan müdahaleler, hastalığın işlevsel sonuçlarını hafifletmede kritik bir role sahiptir. Bu müdahalelerden biri olan Bilişsel Uyarım Terapisi (BUT) , sosyal etkileşim temelli, yapılandırılmış ve çoklu bilişsel alanları hedefleyen kanıta dayalı bir yaklaşımdır. Bu derleme çalışmada, bilişsel uyarım terapisinin kuramsal dayanakları, temel ilkeleri, uygulama süreci ve erken evre demans ve Alzheimer hastalarında klinik kullanımı ele alınmaktadır. Bulgular, BUT’nin bilişsel işlevler, yaşam kalitesi ve psikososyal iyilik hali üzerinde olumlu etkiler sunduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: demans, Alzheimer hastalığı, bilişsel uyarım terapisi, erken evre, psikososyal müdahale...

Demans Alzheimer Başlangıç Evresi Psikolojik Hedefler

  Amaç Hastanın kendini “yetersiz” değil, hala birçok beceriye sahip bir birey olarak görmesini sağlamak. Temel Noktalar Başlangıç evresinde kişilik, duygular ve birçok günlük beceri korunur En sık görülen sorunlar: Unutkanlık Dikkat dağınıklığı Kelime bulmada zorlanma Psikolojik Stratejiler Etiketleyici dilden kaçınma : ❌ “Sen artık unutkansın” ✅ “Bazen hepimiz hatırlamakta zorlanabiliriz” Hastaya karar süreçlerinde söz hakkı vermek Yapabildiği işlerin özellikle vurgulanması 📌 Yeterlilik temelli yaklaşım : “Yapamadıklarına değil, yapabildiklerine odaklan.” MODÜL 2: Benlik Saygısını Koruma ve Kimlik Desteği Amaç Hastanın kendini hâlâ “değerli ve işe yarar” hissetmesini sağlamak. Korunan Yeterlilikler Uzun süreli anılar Hayat tecrübeleri Ahlaki ve duygusal değerler Müdahaleler Geçmiş başarılar hakkında konuşmak Fotoğraflar, müzikler, eski hikâyeler kullanmak Hastayı “öğreten” konuma getirmek (Örneğin: “Bunu sen daha iyi bilirsin”) 📌 Psikolojik Etki : Kimlik duygusu güçlenir, kayg...

Boşanma sonrası Baba Çocuk ilişkileri

  Boşanma Sonrası Babalık: Bir Velayet Meselesi Değil, Bir Duruş Hikayesi Boşanma, eşler arasındaki hukuki bir ayrılıktır; ancak ebeveynlik ömür boyu süren bir sözleşmedir. Bir baba için en büyük sınav, ayrılık sonrası çocuğuyla kurduğu bağın kalitesidir. Çocuk, iki ebeveynini de özgürce sevebilmeli; bu sevgi için bir savaş vermek zorunda kalmamalıdır. İşte modern babalık duruşunun temel taşları: 1. Nitelikli Zaman: Az Ama Gerçek Babalık, çocukla geçirilen saatin çokluğuyla değil, o saatin derinliğiyle ölçülür. "Baba zamanı", dikkatin tamamının çocuğa verildiği andır. Nitelikli Zamanın 3 Altın Şartı: Dijital Detoks: Telefonu kenara bırakın. Sakinlik: Acele etmeyin, o anın akışında kalın. Gerçek İlgi: Sadece orada bulunmayın, onun dünyasına dahil olun. İpucu: Sorgu memuru gibi değil, bir dost gibi yaklaşın. "Bugün okul nasıldı?" yerine "Bugün seni en çok ne mutlu etti?" diye sormak, kalbin kapısını açar. 2. Disiplin ve Sınırlar: "Eğlence Babası...