Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Başağrısı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Gerilim Tipi Baş Ağrısında Bilişsel Davranışçı Yaklaşım

 Gerilim Tipi Baş Ağrısında Bilişsel Davranışçı Yaklaşım Holroyd Modeli ve Biyopsikososyal Yaklaşım Kronik Baş Ağrılarının Yönetiminde Stres Yönetimi, Gevşeme Eğitimi ve Farmakoterapinin Klinik Entegrasyonu Klinik İnceleme Makalesi • Haziran 2026 Özet Gerilim tipi baş ağrısı (GTBA), dünya genelinde iş gücü kaybı ve yaşam kalitesinde düşüşe yol açan en yaygın primer baş ağrısı bozukluğudur. Kronik formlarında tek başına farmakolojik müdahaleler genellikle yetersiz kalmakta veya ilaç aşırı kullanımı baş ağrısı (İABA) riskini beraberinde getirmektedir. Bu makale, Kenneth A. Holroyd ve ark. tarafından geliştirilen davranışçı ve bilişsel modelleri merkeze alarak, GTBA yönetiminde Bilişsel Davranışçı Terapinin (BDT) ve Stres Yönetimi Terapisinin (SMT) etkinliğini incelemektedir. Özellikle Holroyd’un 2001 yılında JAMA'da yayımlanan dönüm noktası niteliğindeki randomize kontrollü çalışması ekseninde; trisiklik antidepresanlar, gevşeme eğitimleri, bilişsel yeniden yapılandırma ve kombine te...

Baş Ağrısı ve Psikolojik Faktörlerin Görünmeyen Bağı

 Baş Ağrısı ve Psikolojik Faktörlerin Görünmeyen Bağı ​Bir sabah uyandığınızda şakaklarınızda zonklayan o tanıdık baskıyı hissettiğinizde aklınıza ilk gelen ne oluyor? Hava değişimi mi, az uyumak mı, yoksa dün gece yediğiniz o baharatlı yemek mi? ​Fiziksel tetikleyicilere odaklanmak kolaydır ancak modern nöroloji ve psikoloji çalışmaları, baş ağrılarının arkasında çok daha derin bir ortak olduğunu gösteriyor: Duygusal dünyamız ve zihnimiz. ​Tıp dünyasının önde gelen isimlerinden Dr. Yi Pan ve Dr. Stephen D. Silberstein’ın literatüre kazandırdığı veriler, psikolojik faktörlerin baş ağrısını sadece tetiklemekle kalmadığını, aynı zamanda ağrının şiddetini ve kronikleşme sürecini doğrudan yönettiğini ortaya koyuyor. ​1. Stres ve Baş Ağrısı Döngüsü: Kırılması Gereken Bir Kısır Döngü ​"Stres başımı ağrıtıyor" cümlesi bilimsel bir gerçektir. Stres anında vücut, "savaş veya kaç" moduna geçerek kortizol ve adrenalin gibi hormonlar salgılar. Bu durum kasların gerilmesine...

Baş Ağrısı Yönetiminde Psikolojik Faktörlerin Rolü

  Baş Ağrısı Yönetiminde Psikolojik Faktörlerin Rolü Baş ağrısı; sadece biyolojik bir aksama değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyo-kültürel katmanları olan kompleks bir sağlık sorunudur. Günümüzde modern tıp, baş ağrısını "Multidisipliner" bir anlayışla, yani nörolog ve psikoloğun iş birliği içinde olduğu bir modelle yönetmektedir. 1. Baş Ağrısı Tiplerini Tanımak Doğru tedavi, doğru tanı ile başlar. Baş ağrıları temelde ikiye ayrılır: Başka bir hastalığa bağlı olmayan Primer ağrılar ve bir hastalık belirtisi olan Sekonder ağrılar. Migren: Kadınlarda 3 kat daha sık görülür. Genellikle tek taraflı, zonklayıcı, bulantı ve ışık/ses hassasiyetinin eşlik ettiği şiddetli ataklardır. Gerilim Tipi Baş Ağrısı: Başta sıkışma ve basınç hissi yaratır. Genellikle çift taraflıdır ve günlük aktivitelerle şiddetlenmez. Küme Tipi Baş Ağrısı: Genellikle erkeklerde görülür. Tek göz çevresinde yoğunlaşan, "oyulur" tarzda, çok şiddetli ve mevsimsel ataklar halindedir. 2. Baş Ağrıs...

Hakkımda

  Ayhan Bingöl Psikolog Anlamak, Öğrenmek ve Üretmek Üzerine Bir Yolculuk 1991 yılında İstanbul Üniversitesi’nde psikoloji ve sosyoloji sıralarında başlayan hikayem, o günden bu yana temel bir amaç etrafında şekillendi: İnsanı anlamak , yeni bilgileri öğrenmek ve bu birikimi faydalı araçlara dönüştürerek üretmek . Meslek hayatım boyunca bu üç fiilin izini sürerek hem klinik sahada hem de bilimsel çalışmalarda yer almaya gayret ettim. Klinik Deneyim ve Akademik Katkı 1994 yılında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi ile başlayan klinik yolculuğum, 2006-2023 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı bünyesinde, özellikle MS (Multipl Skleroz) ve baş ağrısı alanlarında devam etti. Bu uzun süreçte araştırmacı klinisyen psikolog olarak pek çok hastanın tedavi sürecine eşlik etme şansı buldum Prof.DR.Aksel Siva gibi bir fikir llideri ile yakın çalışma fırsatı bulmak kişisel tarihim açısından dönüm noktası olmuştur. Prof. DR.Aksel siv...

UYKU BOZUKLUKLARI İLE BAŞAĞRISI İLİŞKİSİ

UYKUSUZLUK BAŞAĞRISI İÇİN ÖNEMLİ BİR RİSK FAKTÖRÜDÜR Baş ağrısı ve uyku bozuklukları arasındaki ilişki yüzyıllarca önce iyi bilinir ve son çeyrek yüzyıl bu literatürde belirgin bir büyüme sağlamıştır. Tarihsel olarak, literatür öncelikle anekdot gözlemleri, küçük tanımlayıcı raporlar ve tek grup tedavi sonuçları çalışmalarından oluşmaktadır. Literatür artan sayıda ampirik ve prospektif çalışmalarla olgunlaşmaktadır. İlginçtir, derginin baş ağrısı, küme ve migren baş ağrısı,  pediatrik baş ağrısı, ve psikiyatrik komorbiditeyle ilgili akıllı gözlemleri içermektedir. Dexter ve Riley 4 , gece baş ağrısı ile spesifik uyku aşamaları ve süreçleri arasında ilişki kuran en erken EEG çalışmalarından birini yayınladı. Daha sonraki deneysel çalışmalar küme ve migren başağrısı ve hipnik baş ağrısı gibi kronobiyolojik kalıplar için güçlü kanıt sağlamıştır. Zaman serisi analizleri ve kontrollü çalışmalar uyku ile ilgili baş ağrısı tetikleyicilerinin erken gözlemlerini desteklemiştirUyku bozukluğ...

MS de Cinsel Sorunlar ve Baş edebilme Yöntemleri

MS   de Cinsel Sorunlar ve Başetme  Yöntemleri Cinsel sorunlar MS'li kişiler tarafından sıkça yaşandığı gibi genel nüfusta da çok yaygındır. Cinsel uyarılma, merkezi sinir sisteminde başlar; beyin, sinirler ile omurilik yoluyla çalışan cinsel organlara mesajlar gönderir. MS Semptomları ve Cinsel İşlev  Eğer MS bu sinir yollarında bir zarar meydana getirmiş ise cinsel davranış (uyarılma ve orgazm dahi) hem erkeklerde hem de kadınlarda direkt olarak etkilenir. Spastisite ilişki esnasında rahat bir pozisyon bulmada zorluk yaratabilir ve bazen ilişki sırasında veya sonra ağrıya neden olabilir. Yorgunluk (Fatig) ve güçsüzlük cinsel isteği etkileyebilir. Ağrı ve duysal semptomlar bazen fiziksel yakınlaşmayı rahatsız hale getirebilir. Mesane ve idrar sorunları endişe veya utanca neden olabilir. Bu durum da yakınlaşmayı etkileyebilir. Bilişsel semptomlar isteği, konsantrasyonu ve dikkati, romantik bir duygu ve ortam yaratmayı ...