Demans hastasının yakını olmak, zamana karşı verilen sessiz ve uzun soluklu bir mücadeledir. Bu mücadele, yalnızca tıbbi terimlerle açıklanamayacak kadar insani; yalnızca sabırla taşınamayacak kadar ağırdır. Çünkü demans, bir insanın anılarının yavaş yavaş silinmesi değil sadece, o anılarla kurulmuş ilişkilerin de çözülmesidir. Aynı yüzlere her gün yeniden kendini tanıtmak, aynı hikâyeleri her seferinde ilk kez dinliyormuş gibi karşılamak gerekir. Tanıdık olan yabancılaşır; yabancı olan ise evin içine yerleşir. Yakın olmak, bu süreçte fiziksel bir mesafeden çok daha fazlasını ifade eder. Demans hastasının yakını, geçmişin bekçisi olur. Hasta artık hatırlayamadığında, onun yerine hatırlamakla yükümlüdür: çocukluğunu, sevdiklerini, kırgınlıklarını, hatta kendini. Bu bir tür emanettir; kırılgan, ağır ve vazgeçilmez. Zamanla roller yer değiştirir. Bir zamanlar yol gösteren, şimdi yolunu kaybetmektedir; bir zamanlar koruyan, şimdi korunmaya muhtaçtır. Bu tersine dönüş, insanın iç...