Özbakım denildiğinde çoğu zaman akla dinlenmek, sağlıklı beslenmek ya da keyif veren aktiviteler gelir. Oysa özbakım yalnızca bedensel ihtiyaçları karşılamakla sınırlı değildir. Kişinin kendini tanıması, iç dünyasını fark etmesi ve yaşadıklarına anlam verebilmesi de özbakımın en temel parçalarından biridir. İşte bu noktada içgörü, yani kişinin kendi duygu, düşünce ve davranışlarını anlayabilme kapasitesi, güçlü bir özbakım aracına dönüşür.
İçgörü Nedir?
İçgörü; “Ben şu anda ne hissediyorum?”, “Bu durumda neden böyle tepki verdim?”, “Bu düşünce nereden geliyor?” gibi sorulara dürüstçe bakabilme becerisidir. Kişinin kendini yargılamadan gözlemleyebilmesi ve içsel süreçleri arasında bağlantı kurabilmesidir. İçgörü, kusursuz olmak değil; farkında olmak demektir.
İçgörü Neden Özbakımdır?
İçgörü geliştikçe kişi, zorlayan duyguların içinde kaybolmak yerine onları anlamlandırabilir. Bu da duyguların daha yönetilebilir hale gelmesini sağlar. Ne yaşadığını bilen bir kişi, neye ihtiyacı olduğunu da daha net fark eder. Böylece kendine zarar veren alışkanlıkları sürdürmek yerine, kendini destekleyen seçimler yapma olasılığı artar. Bu yönüyle içgörü, kişinin kendisiyle kurduğu şefkatli ilişkinin temelidir.
İçgörü ve Duygusal Dayanıklılık
Duygusal olarak zorlayıcı durumlar hayatın kaçınılmaz bir parçasıdır. İçgörü sahibi olmak, bu durumların hiç yaşanmaması anlamına gelmez; ancak yaşandığında kişinin kendini daha iyi toparlayabilmesine yardımcı olur. “Şu an zorlanıyorum ve bunun bir nedeni var” diyebilmek, kişinin kendini suçlamadan süreci geçirmesine katkı sağlar. Bu da duygusal dayanıklılığı güçlendirir.
İçgörü Nasıl Geliştirilir?
• Kendinle durup düşünmek: Gün içinde yaşanan olaylara kısa molalar vererek “Bende ne uyandırdı?” diye sormak.
• Duyguları adlandırmak: Hisleri bastırmak yerine isimlendirmek (örneğin: öfke, hayal kırıklığı, kaygı).
• Yargısız farkındalık: “Böyle hissetmemeliyim” yerine “Böyle hissediyorum” diyebilmek.
• Yazmak veya konuşmak: Düşünceleri yazıya dökmek ya da güvenilen biriyle paylaşmak, içgörüyü derinleştirir.
Sonuç
İçgörü, kişinin kendini “düzeltmesi” için değil, anlaması için vardır. Kendini anlamak ise en temel özbakım biçimlerinden biridir. İç dünyasına kulak veren birey, ihtiyaçlarını daha net duyar, sınırlarını daha sağlıklı çizer ve kendisiyle daha dengeli bir ilişki kurar. Bu nedenle içgörü, lüks değil; ruhsal sağlığın sürdürülebilirliği için gerekli bir özbakım eylimidir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder