Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Alzheimer etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Öznel Bellek Nedir? Hafızanız Gerçekten Kötü mü Yoksa Sadece Öyle mi Hissediyorsunuz?

 Öznel Bellek Nedir? Hafızanız Gerçekten Kötü mü Yoksa Sadece Öyle mi Hissediyorsunuz? ​Günlük hayatta sık sık isimleri unutuyor, eşyalarınızı kaybediyor ya da bir odaya neden girdiğinizi hatırlamakta zorlanıyor musunuz? "Hafızam eskisi gibi değil" veya "Giderek daha unutkan oluyorum" endişesi taşıyorsanız, yalnız değilsiniz. Psikoloji ve nöroloji literatüründe öznel bellek (subjective memory) olarak adlandırılan bu durum, kişinin kendi hafıza performansını nasıl algıladığıyla ilgilidir. ​Güncel Türkçe ve İngilizce akademik çalışmalar, hafıza yeteneklerimiz hakkındaki kendi düşüncelerimizin, beyin sağlığımız ve psikolojik durumumuz hakkında bize çok önemli ipuçları verdiğini gösteriyor. Peki, öznel bellek tam olarak nedir ve neden bazen bizi yanıltır? ​Öznel Bellek ve Nesnel Bellek Arasındaki Fark ​Bilişsel psikolojide hafıza temel olarak iki şekilde değerlendirilir: ​Nesnel Bellek (Objective Memory): Standart nöropsikolojik testler (kelime ezberleme, şekil kopyalam...

Kognitif Rezerv ve Erken Evre Demans

​Zihnin Gizli Kalesi: Kognitif Rezerv ve Erken Evre Demans ​Demans teşhisiyle birlikte en çok sorulan sorulardan biri şudur: "Neden bazı insanlar beyinlerindeki hasara rağmen günlük hayatlarına daha uzun süre normal devam edebiliyor?" Bu sorunun cevabı, nörobilimin en büyüleyici kavramlarından birinde gizli: Kognitif Rezerv. ​Kognitif Rezerv Nedir? ​Kognitif rezervi, zihnimizin zor günler için biriktirdiği bir "bilgi ve beceri kumbarası" gibi düşünebiliriz. Eğitim, hayat boyu öğrenme, sosyal etkileşim ve zihinsel aktiviteler; beynimizde daha karmaşık ve esnek sinaps ağları oluşturur. Beyin dokusunda bir hasar (demans) başladığında, yüksek rezervi olan beyinler bu hasarı "baypas" ederek sağlam yollardan ilerlemeye devam eder. ​Bilişsel Rehabilitasyon Rezervi Nasıl Besler? ​Bilişsel rehabilitasyonun amacı sadece unutulanı hatırlatmak değil, kognitif rezervi aktif olarak tahkim etmektir. Bunu üç ana yolla yapar: ​Nöroplastisiteyi Tetikleme: Yeni stratejiler ö...

Beyindeki Sessiz Rezerv

  Karakterin Henüz Yazılmamış Sayfaları: Beyindeki Sessiz Rezerv ​Geçenlerde, sevgili  bilim insanı ve hocam olmasından gurur duyfuğum Prof.Dr.  Reşit Canbeyli ’nin o meşhur yaklaşımı üzerine düşünüyordum: "Hücrede ne oluyorsa, ruhsal dünyada da o oluyor." Bu cümle ilk bakışta sadece biyolojik bir benzetme gibi gelebilir. Ancak nörobilimin derinliklerine indikçe, bu ifadenin aslında hayatın ta kendisi olduğunu anlıyorsunuz. ​Son dönemde nörobilim dünyasını sarsan Dimitra Vardalaki ve ekibinin keşfi, bu tezi adeta mühürledi. Vardalaki, yetişkin beyninin neredeyse %30’unun "sessiz sinapslar" ile dolu olduğunu kanıtladı. Yani beynimizde fiziksel olarak var olan ama henüz "konuşmayan", bir mesaj iletmeyen, adeta uyku modunda bekleyen devasa bir ağ var. ​İşte tam bu noktada, karakterimize ve geleceğimize dair o umut dolu gerçeğe dokunuyoruz: ​ "Karakterimizin henüz yazılmamış sayfaları, beynimizde sessizce bekleyen o %30’luk sinaps dizilimleridir....

Vardalaki ve sonrası..

​Beynimizin Sessiz Ordusu: Vardalaki Teorisi ve Zihinsel Rezervin Gücü ​Hiç düşündünüz mü; beynimiz devasa bir orkestra gibi her an tüm gücüyle mi çalıyor, yoksa bazı enstrümanlar sadece en kritik anlarda mı devreye giriyor? ​Nörobilim dünyasının son dönemdeki en heyecan verici bakış açılarından biri olan Vardalaki’nin "Sessiz Nöron" Teorisi , zihnimizin derinliklerinde bekleyen gizli bir potansiyelden bahsediyor. Gelin, bu sessizliğin sesine ve bu bilginin hayatımızı (ve beyin sağlığımızı) nasıl değiştirebileceğine yakından bakalım. ​Her Nöron "Konuşmak" Zorunda Değil! ​Geleneksel görüş, beynin aktif bir bölgesindeki her hücrenin sürekli çalıştığını varsayıyordu. Ancak Vardalaki bize bambaşka bir şey söylüyor: Beyin, enerjisini boşa harcamayan usta bir ekonomisttir. Belirli bir işi yaparken, hücrelerimizin büyük bir kısmı sessiz kalır. Bu nöronlar "emekli" veya "bozuk" değildir; onlar sadece stratejik bir sessizlik içindedirler. Neden mi?...

Bilişsel Psikoterapi zihni de bedeni de zamana karşı korurı

  Psikoterapi Hücrelerinizi Gençleştirebilir mi? Bilim "Evet" Diyor! ​Genellikle psikoterapinin sadece "duyguları düzenlemek" veya "sorunları konuşmak" için olduğunu düşünürüz. Ancak Translational Psychiatry dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, bu bakış açısını kökten değiştiriyor: Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), hücresel yaşlanmayı yavaşlatma potansiyeline sahip. ​ Kromozomlarınızın Ucundaki "Koruyucu Başlıklar": Telomerler ​Yaşlanma sürecimizi belirleyen en önemli yapılardan biri telomerlerdir. Kromozomlarımızın uçlarında bulunan bu küçük DNA parçaları, hücre her bölündüğünde biraz daha kısalır. Telomerler tamamen bittiğinde ise hücre yaşlanır ve ölür. ​Araştırmacılar, sosyal kaygı bozukluğu olan hastalar üzerinde yaptıkları çalışmada çarpıcı bir sonuç elde ettiler: ​ 9 Haftalık Dönüşüm: Katılımcılar sadece 9 haftalık çevrimiçi bir BDT programına katıldılar. ​ Enzim Aktivitesinde Artış: Terapi sonunda yapılan kan analizlerinde...

Alzheimer Hasta Yakını Olmak

 Demans hastasının yakını olmak, zamana karşı verilen sessiz ve uzun soluklu bir mücadeledir. Bu mücadele, yalnızca tıbbi terimlerle açıklanamayacak kadar insani; yalnızca sabırla taşınamayacak kadar ağırdır.  Çünkü demans, bir insanın anılarının yavaş yavaş silinmesi değil sadece, o anılarla kurulmuş ilişkilerin de çözülmesidir. Aynı yüzlere her gün yeniden kendini tanıtmak, aynı hikâyeleri her seferinde ilk kez dinliyormuş gibi karşılamak gerekir. Tanıdık olan yabancılaşır; yabancı olan ise evin içine yerleşir. Yakın olmak, bu süreçte fiziksel bir mesafeden çok daha fazlasını ifade eder. Demans hastasının yakını, geçmişin bekçisi olur. Hasta artık hatırlayamadığında, onun yerine hatırlamakla yükümlüdür: çocukluğunu, sevdiklerini, kırgınlıklarını, hatta kendini. Bu bir tür emanettir; kırılgan, ağır ve vazgeçilmez. Zamanla roller yer değiştirir. Bir zamanlar yol gösteren, şimdi yolunu kaybetmektedir; bir zamanlar koruyan, şimdi korunmaya muhtaçtır. Bu tersine dönüş, insanın iç...