Ana içeriğe atla

MS ,UNUTKANLIK VE BİLİŞSEL İŞLEVLER(DİKKAT HAFIZA,UNUTKANLIK)


Bildiğimiz üzere MS insan yaşamına çeşitli düzeylerde sınırlılıklar getiren uzun soluklu fakat gerekli düzenlemeler yapıldığında kontrol altında tutulabilen bir sağlık sorunudur. MS, in yaşamımız üzerinde oluşturduğu sınırlılıklardan biriside de biliş sistemimiz üzerindeki etkileridir.


BİLİŞSEL SİSTEM NEDİR?

Kısaca tanımlayacak olursak bilgiyi alma, kaydetme, gerektiğinde geri çağırma, anlama, öğrenme, dikkat etme, dikkati sürdürebilme, yönelim, muhakeme etme ve problem çözme gibi yeteneklerimizin dâhil olduğu bilgi işlem sistemidir.


MS TE EN SIK KARŞILAŞILAN BİLİŞSEL SORUNLAR NELERDİR?

MS in bilşsel sistemiz üzerindeki olumsuz etkileri;

Basit dikkat ve karmaşık dikkat

Kısa süreli bellek işlevleri

Konuşma ve dil işlevleri gerek akıcılık gerekse artikülasyon üzerinde,

Uzun süreli bellek işlevleri

Bilgiyi işleme ve yürütücü işlevler

Görsel ve mekânsal dikkat işlevleri,   gibi alanlarda yoğunlaşmıştır.

Dikkat nedir?

En basit tarifi, karşılaşılan uyaranların tasnifi, değerlendirmesi ve kaydedilmesi için gerekli işleme tabi tutulduğu zihinsel süreçtir. MS te ilk bozulmanın yaşandığı bilişsel problem olması açısından önemlidir toplam MS hastalarının %45 inde karşımıza çıkar. Bilişsel problem bildiren hastalarımızın ise %80 inde karşımıza çıkar. İşlevsel önemi hafıza süreçlerinin sağlıklı işlemesinde ki kavşak rolüdür.

Kısa süreli ve uzun süreli bellek nedir?

Bilgiyi, yaşantıyı, olayları kaydetmemizi sağlayan, gerektiğinde ihtiyacımız bilgiyi depolandığı yerden çıkaran sisteme verilen genel addır. Unutkanlıklarımızdan ya da başka bir deyişle hem hatırladıklarımız dan hemde hatırlayamadıklarımızdan sorumludur. MS hastalarının %40 dolayında karşımıza çıkar ya en başında vardır ya da yoktur, yavaş ilerler hastalığın seyrinden etkilenmesi son derece sınırlıdır.

Bilgi işleme ve yürütücü işlevler nedir?

Farklı durumların gerektirdiği planlamayı yapabilme ve bunu uygulayabilme olarak özetleyebileceğimiz yürütücü işlevlerdeki bozukluk, MS hastalarında sık olarak karşımıza çıkar. Bu bozulma bilgiyi işlemleme, soyutlama, planlama ve programlama yetilerinde ya da sözel akıcılıkta olabilir. Yürütücü işlevlerdeki bozukluk, MS hastasının sosyal işlevlerinde ve yakın çevresi ile ilişkilerinde bozulmaya yol açan ve özürlülük derecesini arttıran en önemli etkendir. Görece olarak etkilenen diğer bilişsel işlevlere oranla MS te daha az karşımıza çıkar, fakat günlük hayatımıza etkisi oldukça fazladır.


Görsel ve mekânsal dikkat işlevler nedir?

Görsel-mekânsal dikkat, nesnelerin geometrik ifadelerin, haritaların ve hatta içinde bulunduğunuz odanın doğru olarak zihnimizde resm edilmesidir. Yapıp-çatma yetisi ise,   bu alanla ilgili diğer etkilenen işlevdir, bu algılamadan sonra el göz koordinasyonunun kullanılarak motor bir işlevin oluşturulabilmesidir. Bu alandaki bozulmalar diğer bilişsel sistem bozulmalarından bağımsız olarak ta ortaya çıkabilir.

Özetleyecek olursak, bilşsel işlev bozukluğu MS hastalarının her birinde farklı zamanlarda farklı şekilde ortaya çıkar. Bazıları hiçbir bilişsel tutulum göstermezken bazıları çok az, bazıları da ağır tutulum gösterir, bir kısmı da bilişsel işlevlerin belli alanlarında güçlük çeker. Özürlülük derecesi ile bilişsel etkilenme düzeyi arasında zayıf bir ilişki vardır. Hastalık süresi ile bilişsel etkilenme düzeyi arasında da bir ilişki yoktur. MS tipi ile bilişsel işlev bozukluğu arasındaki ilişki çok zayıftır, MS’n herhangi bir formuna özel gelişmez. Bilişsel işlev bozukluğu ataklar sırasında artabilir ve atak sonrasında düzelebilir. İlerleyişi MS’e oranla son derece yavaştır.

GÜNLÜK HAYATI NASI ETKİLER?

Gündelik unutkanlıklar

Ajanda takibinde zorluk

Kısa süreli yaşantıların unutulması

Dikkati toplamakta güçlük

Dikkati sürdürmekte güçlük

Zaman zaman öğrenmede güçlük

Bilişsel yorgunluk, MS e özel bir durumdur

İnsan ilişkilerinde zorlanma

Harcamaların kontrolü

Ve iş dünyasında bir takım yetersizlikler 

NASIL BAŞ EDEBİLİRİZ?

Tedavimizi üstlenmiş hekimimizi konuyla ilgili olarak bilgilendirmek,

Günlük hayatımızı yazarak planlamak,

Öğrenmemiz gereken bir şeyi eskisinden daha çok tekrarlamak, unutmamalıyız ki  ençok kaydetme sıkıntısı ile karşı karşıyayız

Yakınlarımızı durumumuzla ilgili olarak bilgilendirmek,bu husus özellikle çok önemlidir yakınlarımızın bizi doğru anlaması ,bizim onları doğru anlamamız aramızdaki iletişim kalitesini artıracaktır.

Fiziksel enerji miktarımızı, hareketliliğimizi artırmak,zira bilişsel süreçlerin rehabilitasyonuna yönelik en önemli etklink fiziksel etkinliktir.örneğin yürüş yapmak,hem görsel hem işitsel hemde fiziksel olarak işlevselliğimizi artıracaktır

Günlük disiplinli bir şekilde okuma yapmak, magazin dergileri, kitaplar özellikle mizah içerikli yayınlar okurken sıkılmanızın önüne geçecektir.

Uğraşı ve hobi atölyelerine katılmak, yapılan çalışmalar bu tür etkinliklerin bilişsel işlev bozulmaları ile baş edebilmede son derece önemli olduğunu göstermektedir.

Telafi edici yöntemler, bu yöntem ile zayıf bulduğumuz işlev yerine daha güçlü olan işlevimizi çalıştırarak diğer eksiğin etkisini azaltma yönüne gidebiliriz örneğin okumakta zorlanıyorsak dinleme becerimizi daha fazla geliştirebiliriz

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bilişsel Tükenmişlik Nedir?

Bilişsel Tükenmişlik: Zihniniz "RAM" Uyarısı Veriyor Olabilir mi? ​ Yazar: Ayhan Bingöl Kategori: Nöropsikoloji / Davranış Değişimi / Beyin Sağlığı ​ "Başlangıçta eylem vardı." — Goethe ​Goethe’nin bu tespiti, modern çağın "bilişsel felci" karşısında bugün her zamankinden daha anlamlı. Zihnimiz sürekli bir veri bombardımanı altında; analiz ediyor, planlıyor, kaygılanıyor... Ama tüm bu zihinsel trafik içinde asıl önemli olanı, yani "eylemi" ve "akışı" kaybediyoruz. İşte bu zihinsel tıkanıklık, karşımıza modern dünyanın en sinsien sinsi yorgunluğu olarak çıkıyor: Bilişsel Tükenmişlik. ​Bilişsel Tükenmişlik Nedir? ​Beyni bir bilgisayar gibi düşünürsek; Bilişsel Tükenmişlik, işlemcinin (prefrontal korteks) aşırı ısınması ve geçici belleğin (RAM) dolmasıdır. Sabah henüz kahvenizi yudumlamadan düşen bildiriml​Belirtileri Nasıl Tanırsınız? ​Eğer aşağıdaki durumları sık yaşıyorsanız, beyniniz size "dur" diyor olabilir: ​Kara...

Çağın Vebası Dürtü Kontrol Bozukluğu

  Dürtü Kontrol Bozukluğu: Aile ve İlişkilerdeki "Görünmez" Engel Anlık bir öfke patlaması, düşünmeden söylenen kırıcı bir söz veya sonu düşünülmeyen bir eylem... Dürtü Kontrol Bozukluğu (DKB), sadece bireysel bir psikolojik durum değil, aynı zamanda aile içi dinamikleri ve partner ilişkilerini sarsan bir fırtınadır. Peki, kontrol edilemeyen bu dürtüler en yakınlarımızla olan bağlarımızı nasıl etkiliyor? Dürtü Kontrol Bozukluğu Nedir? En temel tanımıyla DKB; bireyin kendine veya başkasına zarar verebilecek bir eylemi gerçekleştirme dürtüsüne karşı koyamamasıdır. Bu durum bir "karakter zayıflığı" değil, nöropsikolojik bir süreçtir. Ancak bu sürecin sosyal yansımaları, özellikle en güvenli limanımız olan aile içinde derin yaralar açabilir. 1. Aile Dinamiklerinde DKB: Huzurdan Kaosa Aile, duygusal bir alışveriş merkezidir. Dürtü kontrolü zayıf bir bireyin varlığı, bu alışverişteki dengeyi bozar. İletişim Kazaları: Düşünmeden hareket etme eğilimi, aile içinde "s...

Hakkımda

  Ayhan Bingöl Psikolog Anlamak, Öğrenmek ve Üretmek Üzerine Bir Yolculuk 1991 yılında İstanbul Üniversitesi’nde psikoloji ve sosyoloji sıralarında başlayan hikayem, o günden bu yana temel bir amaç etrafında şekillendi: İnsanı anlamak , yeni bilgileri öğrenmek ve bu birikimi faydalı araçlara dönüştürerek üretmek . Meslek hayatım boyunca bu üç fiilin izini sürerek hem klinik sahada hem de bilimsel çalışmalarda yer almaya gayret ettim. Klinik Deneyim ve Akademik Katkı 1994 yılında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi ile başlayan klinik yolculuğum, 2006-2023 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı bünyesinde, özellikle MS (Multipl Skleroz) ve baş ağrısı alanlarında devam etti. Bu uzun süreçte araştırmacı klinisyen psikolog olarak pek çok hastanın tedavi sürecine eşlik etme şansı buldum Prof.DR.Aksel Siva gibi bir fikir llideri ile yakın çalışma fırsatı bulmak kişisel tarihim açısından dönüm noktası olmuştur. Prof. DR.Aksel siv...